Kaloriferler yandığında evler ısınır, ama cildin aynı rahatlığı hissetmez. Sabah dışarı çıktığında yüzünü yakan soğuk rüzgâr, akşam eve döndüğünde ise havası kurumuş, sıcak bir oda. Bu iki uç arasında gidip gelen cilt, kışın en çok zorlanan organlarımızdan biridir. Gerginlik, pullanma, kızarıklık ve kaşıntı bu mevsimin tanıdık şikâyetleridir.
Kış cildi neden kurur?
Cildin en dış katmanı, havadaki nemle sürekli bir alışveriş hâlindedir. Hava nemli olduğunda cilt suyunu daha kolay korur; hava kuru olduğunda ise deriden buharlaşan su miktarı artar. Avrupa Dermatoloji ve Venereoloji Akademisi dergisinde yayımlanan kapsamlı bir derleme, düşük nem ve düşük sıcaklığın cilt bariyerinin işlevini zayıflattığını, cildi mekanik strese ve tahriş edicilere karşı daha duyarlı hâle getirdiğini ve egzama gibi durumların alevlenmesiyle ilişkili olabileceğini gösterdi.
Kışın dış hava soğuk ve genellikle kurudur. İç mekânlarda ise kalorifer havayı ısıtırken bağıl nemi düşürür. Sonuç olarak cilt hem dışarıda hem içeride düşük nemli bir ortamla karşı karşıya kalır. Buna sıcak duşlar, kalın kumaşların sürtünmesi ve daha az su içme eğilimi de eklenince, kış cildinin neden bu kadar zorlandığı anlaşılır.
Kışın cildin iki cephede birden savaşır: dışarıda soğuk ve rüzgâr, içeride kalorifer havasının kuruluğu.
Bariyerde neler oluyor?
Nemlendirme ve bariyer işlevi üzerine yazılan bir derleme, derinin üst katmanının nemini korumak için iki sisteme dayandığını anlatır: hücrelerin içindeki doğal nem tutucu maddeler ve hücreler arasındaki lipit tabakası. Kuru havada hem bu doğal nem tutucuların üretimi hem de lipit düzeni etkilenebilir. Ayrıca soğukta, yüzeydeki hücrelerin düzenli dökülmesini sağlayan enzimler de yavaşlar; bu yüzden kışın pullanma daha belirgin hâle gelir.
Bariyer zayıfladığında cildin yüzeyindeki mikrobiyal denge de etkilenebilir. Kuru ve çatlamış bir yüzey, yerleşik topluluğun ihtiyaç duyduğu nemli ve hafif asidik ortamı sunamaz. Bu nedenle kışın bariyeri desteklemek, mikrobiyomu korumanın da bir yoludur.
Kış bakımının 7 adımı
- Sıcak duşu kısalt: Çok sıcak su cildin lipitlerini çözer. Duşu ılık suyla ve 5 ila 10 dakikayla sınırlamaya çalış.
- Nazik temizleyiciye geç: Kışın cildi gergin bırakan temizleyiciler daha da kurutucu olur. Kremsi, hafif asidik ve yumuşak bir formül tercih et.
- Nemlendiriciyi zenginleştir: Yazın kullandığın hafif jel yerine seramid, kolesterol ve yağ asitleri ile gliserin gibi nem tutucular içeren daha besleyici bir kreme geç.
- Nemli cilde sür: Duştan ya da yüz yıkamadan sonraki ilk birkaç dakika içinde, cilt hâlâ hafif nemliyken nemlendiricini uygula.
- Peelingi azalt: Kışın asit ve granüllü peeling sıklığını düşür; bariyere toparlanma fırsatı ver.
- Odanı nemlendir: Özellikle yatak odasında, kalorifer havasını dengelemek için nem cihazı kullanmayı ya da kalorifer üzerine su kabı koymayı düşünebilirsin.
- Güneşi unutma: Kış güneşi de cildini etkiler; özellikle karlı ve açık havalarda güneş koruyucu kullan.
Nemlendirici seçimi: üç tür bileşen
Kuru ciltte nemlendiricilerin rolünü inceleyen bir derleme ile farklı dermatit türlerinde nemlendiricilerin yerini ele alan bir başka derleme, iyi bir nemlendiricinin genellikle üç tür bileşeni bir arada içerdiğini anlatır:
- Nem tutucular: Gliserin, hyalüronik asit ve üre gibi bileşenler suyu kendine çekerek cildin üst katmanına bağlar.
- Yumuşatıcılar: Hücreler arasındaki boşlukları doldurarak cildin yüzeyini pürüzsüzleştirir.
- Kapatıcılar: Cildin yüzeyinde ince bir film oluşturarak suyun buharlaşmasını yavaşlatır.
Kışın bu üç bileşen grubunun dengeli olduğu bir krem, çoğu cilt tipi için iyi bir seçimdir. Prebiyotik içerikli formüller ise bariyer desteğine ek olarak cildin mikrobiyal dengesini desteklemeye yardımcı olabilir.
Kışın nemlendirici bir lüks değil, bariyerin dış dünyaya karşı ihtiyaç duyduğu ek bir kat gibidir.
Unutulan bölgeler
- Eller: Sık yıkanır ve soğuğa en çok maruz kalır. Her yıkamadan sonra el kremi sür, dışarıda eldiven kullan.
- Dudaklar: Yağ bezi içermediği için çabuk kurur. Yalamak kuruluğu artırır; besleyici bir dudak koruyucu kullan.
- Bacaklar: Kalın kumaşların sürtünmesi ve sıcak duşlar bacaklarda kaşıntılı kuruluğa yol açabilir; duştan sonra vücut losyonu sür.
- Burun çevresi: Grip ve soğuk algınlığı döneminde mendil sürtünmesiyle tahriş olur; yumuşak mendiller ve koruyucu bir krem işe yarar.
Kışın cilt kaşıntısına ne iyi gelir?
Kış kaşıntısı çoğunlukla kuruluktan kaynaklanır ve en çok bacaklarda, kollarda ve sırtta hissedilir. Duşu kısa ve ılık tutmak, sabun yerine nazik bir duş jeli kullanmak, duştan hemen sonra cilt hafif nemliyken zengin bir vücut nemlendiricisi sürmek ve evdeki havayı biraz nemlendirmek kaşıntıyı belirgin biçimde azaltabilir. Yünlü giysileri doğrudan cilde değdirmemek de işe yarar.
Ne zaman dermatoloğa gitmeli?
Nemlendirmeye rağmen geçmeyen yoğun kaşıntı, çatlayıp kanayan bölgeler, kızarık ve pullu plaklar ya da uykunu bölen bir kaşıntı varsa, bir dermatoloğa başvurmak önemlidir. Kış, atopik dermatit ve sedef hastalığı gibi durumların alevlendiği bir dönem olabilir ve bu tablolar uzman takibi gerektirir.
Örnek bir kış rutini
Kışın rutinini baştan kurmak zorunda değilsin; yaz rutinine birkaç dokunuş yapman genellikle yeterlidir. Aşağıdaki örnek, normal ile kuru arası bir cilt için bir başlangıç noktası sunar:
- Sabah: Ilık suyla yüzünü durula ya da kremsi bir temizleyici kullan; nem serumu, zengin bir nemlendirici ve geniş spektrumlu bir güneş koruyucu sür.
- Dışarı çıkarken: Dudak koruyucu, eldiven ve yüzünü rüzgârdan koruyan bir atkı kullan.
- Gün içinde: Ellerini yıkadıktan sonra el kremi sür; ofiste ya da evde masanın yakınına küçük bir su kabı ya da nem cihazı koymayı düşün.
- Akşam: Nazik bir temizlik, ardından bariyeri destekleyen bir krem; çok kuru bölgelere ikinci bir kat uygulayabilirsin.
- Haftada bir: Peeling yerine nemlendirici bir maske ya da kalın bir krem katmanıyla cildini dinlendir.
Cildin kışa nasıl tepki verdiğini birkaç hafta gözlemleyip bu planı kendine göre uyarlayabilirsin. Yağlı ciltte daha hafif bir krem, çok kuru ciltte ise daha zengin bir formül tercih etmek gerekebilir.
Son olarak, kış aylarında giysilerinin de cildini etkileyebileceğini unutma. Sert ve kaşındıran yünlü kumaşlar doğrudan cilde temas ettiğinde tahrişi artırabilir. Altına yumuşak pamuklu bir katman giymek, hem sürtünmeyi azaltır hem de cildin daha rahat nefes almasına yardımcı olur.
Akılda kalsın
Kış cildine yazın bakar gibi bakarsan, cildin bunu gerginlik ve pullanmayla sana hatırlatır. Ilık su, nazik temizlik, zengin bir nemlendirici ve nemli bir oda havası, kaloriferlerin yandığı aylarda cildinin en iyi dostlarıdır. Küçük ayarlamalar, bütün bir mevsimi rahat geçirmeni sağlayabilir.
Bu rutini kurarken işine yarayabilir
EcoProbiotic bakım serisi ↗Kaynaklar
- 1.The effect of environmental humidity and temperature on skin barrier function and dermatitis
Engebretsen KA, Johansen JD, Kezic S, Linneberg A, Thyssen JP · Journal of the European Academy of Dermatology and Venereology · 2016 · doi:10.1111/jdv.13301
Düşük nem ve düşük sıcaklığın cilt bariyerini zayıflattığını ve cildi tahriş edicilere karşı daha duyarlı hâle getirdiğini gösterdi.
- 2.Moisturization and skin barrier function
Rawlings AV, Harding CR · Dermatologic Therapy · 2004 · doi:10.1111/j.1396-0296.2004.04S1005.x
Derinin üst katmanının nemini doğal nem tutucular ve lipit tabakasıyla koruduğunu ve kuru havanın bu sistemleri etkilediğini açıkladı.
- 3.Role of topical emollients and moisturizers in the treatment of dry skin barrier disorders
Lodén M · American Journal of Clinical Dermatology · 2003 · doi:10.2165/00128071-200304110-00005
Nemlendiricilerin kuru ve bariyeri bozulmuş ciltteki rolünü ve bileşen türlerini derledi.
- 4.The role of moisturizers in addressing various kinds of dermatitis: a review
Purnamawati S, Indrastuti N, Danarti R, Saefudin T · Clinical Medicine & Research · 2017 · doi:10.3121/cmr.2017.1363
Nem tutucu, yumuşatıcı ve kapatıcı bileşenlerin dermatitlerde bariyeri desteklemedeki rolünü özetledi.






